10 Maddede Gayb Ne Demektir, İslam’da Yeri Nedir?

Gayb ifadesi ne anlama gelmektedir?

Gayb , “gizlenmek, gizli kalmak ve görünmemek” demektir. Bu sözcük sıfat olarak “gizlenen” anlamında da kullanılmıştır.

Gaybı “duyu organları ile algılanmayan her türlü bilgi” anlamında değerlendiren alimler de vardır.

Gayb “var olan ancak insanlar tarafından bilinemeyen” demektir

Gayb ifadesi pek çok kişi tarafından yanlış anlaşılmaktadır. Bu şahıslara göre gayb “var olmayan, bulunmayan” anlamındadır. Halbuki gayb bu anlamda olmayıp “zaten var olan ancak insanlar tarafından bilinmeyen” demektir.

Gayb insanların sınırlı ilimleri ile bilmedikleri fakat Allah’ın bildiği her şeydir.

Kuran-ı Kerim’de gayb kelimesi 8 farklı anlamda kullanılmaktadır

Gayb kelimesi Kuran’da şu anlamlarda kullanılmıştır:

  1. Gizli, kapalı anlamında
  2. Duyu organları ile algılanmayan anlamında
  3. Geçmiş olaylar anlamında
  4. İnsanların bilgisinin ötesinde olan durumlar için
  5. Vahy anlamında
  6. Kıyamet günü anlamında
  7. Namus, iffet anlamında
  8. Kader anlamında

Buradaki maddelere bakıldığında Kuran’ın gayb kavramına çok farklı biçimlerde baktığı görülmektedir. Bu durum Kuran’ın meselelere çok boyutlu yaklaşımına güzel bir örnektir.

Gaybı yalnızca Allah bilir

Gayb sayılan şeyleri Allah’ın bildiği ve kulların bu bilgiye vakıf olmadığı şu ayeti kerimelerde dile getirilmiştir:

“Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dahilinde, Levh-i Mahfuz’da) olmasın.” (En’âm- 59)

“Göklerin ve yerin gaybını bilmek Allah’a mahsustur. Bütün işler ona döndürülür. Öyle ise ona kulluk et ve ona tevekkül et. Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir.” (Hûd- 123)

İlginizi Çekebilir: Dua Nedir, Duanın Muazzam Faziletleri Nelerdir?

Allah dilerse gaybı peygamberlere bildirir

Allah’tan başka gaybı bilecek olan yoktur. Ancak Allah dilese gaybın anahtarlarını seçtiği peygamberlere verebilir. Yani onlara gayb sayılabilecek kimi bilgiler aktarabilir. Kuran’da Hz. İbrahim, Hz. Yusuf ve Hz. İsa’ya belli konularda gaybî bilgiler verildiği ifade edilmiştir. Bu hususta şu ayeti kerimeler bulunmaktadır:

“O gaybı bilendir. Hiç kimseye gaybını bildirmez. Ancak seçtiği resüller başka. (Onlara bildirir.) Fakat O, Resülün önünde ve arkasında gözetleyici (melek)ler yürütür ki resüllerin, Rablerinin vahiylerini tebliğ ettiklerini bilsin. Allah onların her halini kuşatmış ve her şeyi inceden inceye sayıp dökmüştür.” (Cin- 26, 27, 28)

“Allah, pisi temizden ayırıncaya kadar mü’minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah size gaybı bildirecek de değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer (gaybı ona bildirir). O halde Allah’a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız sizin için büyük bir mükafat vardır.” (Âl-i İmrân- 179)

“Gayb” ile” gıybet”in aynı kökten gelen kelimeler olduğunu biliyor muydunuz?

Gayb ile gıybet aynı kökten gelir.  Bilindiği gibi gıybet etmek büyük günahlardan biridir. Hatta bu hususta Hz.  Muhammed gıybet eden kişinin “mümin kardeşinin etini yemiş gibi” olduğunu ifade ederek müminleri bu büyük günaha bulaşmak konusunda uyarmıştır. (Tirmizî)

Kişinin bilgisi olmadığı halde bir konuda kesin yargılama varması da İslam’da hoş görülmez. Kişiye bilmediği mevzularda ya “bilmediğini ifade etmesi” veya “susması” tavsiye edilmiştir.

Cennet, cehennem ve ahiret de insanlar için gaybdır.

Bir müminin haşa “Ben ahirete, cennet ve cehenneme inanmıyorum. Çünkü bunlar benim için gaybdır.” demesi mümkün değildir. Çünkü ayet ve hadislerde bu unsurların var olduğunu beyan eden kesin ifadeler vardır.

Ahiret, cennet ve cehennemin insanlar için gayb kabul edilmesinin nedeni tam bir bilgiye sahip olunmamasından ötürüdür. Yani kişi bu hususların varlığına iman etmiş olmakla birlikte bildikleri sadece Allah’ın kendisine bildirdikleri ile sınırlıdır, geriye kalan her şey ise gayb alemindendir.

Gayb karşısında çaresiz kalmak insana has bir özelliktir. Allah ise her türlü gaybdan haberdardır.

Alem-i şuhud ve Alem-i gayb ne demektir?

İnsanların bilgisi dahilinde olan şeylere “Alem-i şuhud” denir. İnsanların bilgisinin yetersiz olduğu fakat Allah’ın bilgisi dahilinde olan her şey için “Alem-i gayb” denir.

İslam alimleri insanların Alem-i şuhud’da yaşadığını ve kendileri için Alem-i gayb’ın “bilinemez” olduğunu ifade etmişlerdir.

Gaybın sonradan “bilinebilir” hale gelmesi ne demektir?

İnsanlar için bir mesele belli bir süre için “gayb” olarak tanımlanabilir. Ancak kişi bu mevzuda bilgi sahibi olup yeni şeyler öğrenince o mesele gayb olmaktan çıkar ve izhar olur (görünür, bilinir hale gelmek)

Ancak her meselede gayb olan şeyler açık hale gelmez. Kimi meseleler her zaman insanlar için gayb olmaya devam edecektir.

Gaybden haber veren medyumlara aman dikkat!

Gaybe dair bilgiler ancak Allah katındadır. İnsanlar gayb hakkında bilgiye sahip değildir. Sadece peygamberler -o da Allah’ın izin verdiği ölçüde- gaybı bilebilmektedir.

İşte tam da bu noktada medyumların tuzaklarına karşı uyanık olunmalıdır. Fal, büyü, astroloji, kozmik enerji ve daha pek çok kavramı kullanarak gayb hakkında bilgi verdiğini iddia eden kişilere itibar edilmemelidir.

İşte Kenzül Dua Kitabı'nın mucizevi etkisini kanıtlayan birbirinden garip okuyucu yorumları! Bu yorumlar sizi de hayrete düşürecek, şimdiye kadar herkes hayretler içerisinde kaldı ve mucizeye tanık oldu.

Bu mucizevi duaları taşıyan Kenzül Dua Kitabı'na ulaşabilmek için şuraya tıklayın lütfen. (Tıklayıp kitabın indirme sayfasına gidin.)

İşte o mucizevi yorumlar:

Buna benzer birbirinden garip yorumları okumak için kitabın tanıtım sayfasına bakın.

 

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*