Adak Konusunda 8 Maddede Bilinmesi Gereken Her Şey

Adak ne demektir?

Diyanet Ansiklopedisi’ne göre adak “bir kişinin sorumlu olmadığı halde söz vererek kendisine bir görevi vacip kılması”dır. Yani adak, kişiye farz değildir. Ancak kişi herhangi bir durum için yüce Allah’a söz verip kendisini oruç, sadaka veya kurban gibi bir yükümlülüğün altına sokmaktadır.

Mesela kişi bir dileğinin gerçekleşmesi halinde kurban keseceğini, oruç tutacağını veya fakirlere yardım edeceğini ifade ederse “adak adamış” olur. Dileğin gerçekleşmesi halinde kişi verdiği bu sözü yerine getirmelidir.

Adak sadece kurban kesmek manasında değildir?

Kişi kurban dışında da bir adakta bulunabilmektedir. İslam’da adak şu tarzlarda adanabilir:

  • Kurban kesmek ve etini muhtaçlara dağıtmak.
  • Dileğin gerçekleşmesi halinde adak orucu tutmak.
  • Söz verdiği miktarda sadaka vermek.

Ancak toplumda adak adama denince akla gelen ilk ibadet tarzı kurban kesmektir.

Adak aslında farz ibadetlerden biri değildir. Fakat kişi kendi üzerine bu icraatı farz kılmıştır. Bu nedenle de adakların mutlak surette yerine getirilmesi gerekir. Eğer kişi kurban ve oruç adaklarını yerine getiremeyecek durumda ise mutlaka belli miktarda kefaret vererek bu farzı üzerinden kaldırmalıdır.

Adak Türkçe bir kelimedir, Arapçası “nezr” sözcüğüdür

Adak kelimesi Türkçe olup “ad” sözcüğünden türemiştir. Bu durumda adak kelimesi “bir şeye ad koymak, isimlendirmek” manasındadır.

Adak kelimesinin Arapçası “nezr” sözcüğüdür. Osmanlılar ise adak adamak yerine “nezir” kelimesini kullanmaktaydı. Günümüze Anadolu’da pek çok erkek çocuğun isminin “Nezir” olmasının sebebi de kültürümüzdeki adak adama uygulamasıdır.

Kuran’da adak meselesi nasıl izah edilmiştir?

Kuran-ı Kerim’de adak adayan kişilerin adaklarına bağlı kalmaları gerektiği vurgulanmıştır:

“Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Kâbe’yi tavaf etsinler.”  (Hac-29)

Bu ayeti kerimede adakların yerine getirilmesi “emir cümlesi” halinde ifade edilmiştir. Bu da bize kişinin adak adayacağını söylediği andan itibaren bu ibadeti kendisine farz kıldığını ifade etmektedir.

Yüce Allah, kişinin verdiği söze sadık kalması gerektiğini Kuran’da şöyle buyurmuştur:

“Ey iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helâl saymamanız kaydıyla, okunacak (bildirilecek) olanlardan başka hayvanlar, size helal kılındı. Şüphesiz Allah istediği hükmü verir.” (Maide-1)

“Antlaşma yaptığınız zaman, Allah’a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin. Allah’ı kendinize kefil kılarak pekiştirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı bilir.” (Nahl-91)

Hz. Muhammed’in adak konusundaki hadisleri

Hz. Muhammed de tıpkı Kuran’daki beyan gibi adak adayan kişinin sözüne sadık kalması gerektiğini ifade etmiştir. (Buhari, Ebu Davut)

Hz. Muhammed, adak adamanın Allah’a itaati pekiştirdiğini vurgulamış ancak adağın kaderi değiştirmediğini de buyurmuştur.

“Adak kaderden hiçbir şeyi değiştirmez. Ancak cimri kişiden adağı sebebiyle bir mal çıkarılır.” (Tirmizî)

Adak bir şeyi ne ileri alır ne de geri bırakır…” (Buhari, Müslim)

Hz. Muhammed adak adamanın alışkanlık haline getirilmemesi gerektiğini de buyurmuştur. Zira adak çok özel bir ibadet tarzıdır ve bir kişinin yaşamında en fazla birkaç defa yüklenilebilecek bir sorumluluktur. (Müslim, Ebu Davut)

Adak kurbanının kanını alna veya avuç içine sürmek doğru değildir!

Halk arasında adak kurbanı kesildikten sonra kurbanın kanını kişinin alnına veya avuçlarına sürme geleneği vardır. Bu uygulamanın kaza-belayı def ettiğine inanılır.

Bu tarz icraatların İslam’da yeri yoktur ve İslam alimleri bu uygulaya tevessül edilmemesi gerektiğini buyurmaktadır.

İlginizi Çekebilir: Bebekler İçin Nazar Duası

Adak kurbanının etini adak adayan kişinin kendisi ve ailesi yiyemez!

Adak kurbanın diğer kurbanlardan farkı kişinin ve birinci derecede yakınların bu kurbanın etinden yiyememesidir.

Buradaki birinci dereceden akrabalardan kasıt kişinin annesi, babası, dedesi, ninesi, evlatları, eşi ve torunlarıdır.

Eğer kişi veya akrabalarından biri adak etinden yerse adak yerine getirilmemiş sayılır. Şahsın adak kurbanının tutarı kadar bir bedeli para cinsinden yoksullara dağıtması gerekir.

Adak adama ile ilgili önemli uyarılar

Adak adayan müminlerin şu hususlara azami derecede dikkat etmeleri gerekmektedir:

  • Adak adayan kişi sadece helal dairesindeki dileklerin gerçekleşmesi için adakta bulunabilir. Dinen caiz olmayan mevzular için adak adanmaz.
  • Adak yalnızca oruç, kurban, sadaka gibi ibadetler hükmünde olabilir. Yolculuğa çıkmak, yaşlılara yardım etmek, hastalara bakmak gibi ibadet hüviyeti taşımayan mevzulara dair adak adanamaz.
  • Adak adamak için herhangi bir türbeye veya din büyüğünün mezarına gitmeye gerek yoktur. Kişi iyi niyetle dahi olsa bu yerlere giderek adakta bulunursa yanlış bir iş yapmış olur. Zira bu tarz uygulamalar İslam’da hoş görülmez.
  • Eğer kişinin etrafında muhtaç durumda kimse yoksa adak kurbanının varlıklı komşulara dağıtılması doğru olmaz. Kişi adağını yoksullara ulaştırmak ile mükelleftir.

İşte Kenzül Dua Kitabı'nın mucizevi etkisini kanıtlayan birbirinden garip okuyucu yorumları! Bu yorumlar sizi de hayrete düşürecek, şimdiye kadar herkes hayretler içerisinde kaldı ve mucizeye tanık oldu.

Bu mucizevi duaları taşıyan Kenzül Dua Kitabı'na ulaşabilmek için şuraya tıklayın lütfen. (Tıklayıp kitabın indirme sayfasına gidin.)

İşte o mucizevi yorumlar:

Buna benzer birbirinden garip yorumları okumak için kitabın tanıtım sayfasına bakın.

 

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*